albiyobir
ETKİNLİKLER

Enerji Bakanlığı'nda Biyoyakıt Sektör Toplantısı Yapıldı [26.12.2006]

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda 26.12.2006 tarihinde saat 15.00’da başlayıp 18:30’a kadar süren ve Enerji Bakanı Dr. Hilmi Güler yönetiminde yapılan Biyoyakıt Sektör Toplantısı olumlu sonuçlar doğurdu. Sektörü temsilen 65 biyodizel üreticisi şirket ve Çukobirlik, Antbirlik, Pankobirlik, Tarım Birlik Kooperatifleri, Biyoetanol Üreticileri Derneği ve ALBİYOBİR’in katıldığı toplantıya, kamu kesiminden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPDK, Maliye Bakanlığı, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü’nden bazı yetkililer katıldılar.

Toplantının giriş konuşmasında, biyoyakıtları oldukça yakından izlediklerini ve desteklediklerini söyleyen Güler, “Artan doğalgaz ve petrol fiyatları karşısında, ülkemizin bir “dönüşüm projesi” olarak, biyodizel ve biyoetanole çok önem veriyoruz. Sektörün çok süratli olarak AB’deki gibi uygulamalarla çok canlı bir faaliyet göstermesi ve mutlaka sorunların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Çünkü bu, bizim için geleceğimizin projesidir. Detay, ama önemli bazı sorunların çözülemeyişi, sektörü, beklediğimiz uygulamaları hayata geçirmekte zorlamaktadır. Bunu çözmek de bize düşer.” dedi.

Hilmi Güler konuşmasına sektörle ilgili rakamlar da vererek devam edip önemli tesbitler yaptı. “Türkiye’de 1 milyon 900 bin hektarda, 1,25 milyon ton biyodizel üretecek bir potansiyel var. Biyoetanolde ise sadece pancarda 800 bin hektar bir alan var.” diyen Güler, bunun uygulamaya geçirilmesiyle çok olumlu sonuçlara ulaşılacağını söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti: “2005 yılı mazot tüketimini 12 milyon ton, benzin tüketimini ise 4 milyon ton olarak düşünecek olursak, biyoyakıtlardaki potansiyeli birkaç yıl içinde uygulanabilir üretime dönüştürmemiz lazım ki, dışarıya hem döviz ödemeyelim, hem yerli kaynaklarımızı harekete geçirelim, hem de tarımımızı, hayvancılığımızı destekleyelim. Bu çalışmalarımızın içinde tabii kimya sektörünü de harekete geçirmiş olacağız.” Toplantının basına kapalı olarak gerçekleştirilen bölümünden sonra, oldukça olumlu ve verimli bir toplantı geçirdiklerini söyleyen Güler, bunun bir dönüşüm projesi olarak gündeme oturmasını istediklerini ifade ederek, “Bu, Türkiye hem bir tarım ülkesi olduğu için, hem enerjiye bağımlı olduğu için, hem de istihdam konusunda çözümler getireceği için, üç temel soruna çözüm getirecek son derece önemli bir konu. Su ile birlikte yağ da stratejik bir konudur.

Yağ, yağ açığımız açısından hem de enerjiye dışa bağımlı olmamız açısından son derece önemli. Tüm bu bu hususları bir sonuca ulaştırmak amacıyla, sektördeki üreticiler tarafından oluşturulacak, biyodizel ve biyoetanol çalışma gruplarının hazırlayacakları raporları 10 Ocak tarihinde bakanlığa sunmalarını isteyen Hilmi Güler, benzer iki çalışma grubunun da kendileri tarafından kurulacağını bildirdi. Güler, bu gruplarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, EPDK, DPT, Hazine ve TSE’den bazı temsilcilerin olacağını söyledi. Bakanlığın Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nde bu çalışmaların değerlendirileceğini söyleyen Güler, “Hazırlanan raporlar, müşterek olarak değerlendirilecek ve sektörün gelişmesi için tesbit edilen strateji ve önlemler uygulamaya geçecek. Bunun için iki aylık bir süre öngörüyoruz. Ekim dönemini geçirmememiz için Mart’tan önce bunun çözümlenmesi gerekiyor.” dedi. İki yıl önce 12 bin dekar, geçen yıl 85 bin dekar, bu yıl ise 550 bin dekara ulaşan kanola ekiminin gelecek yıl 700 bin dekara kadar ulaşabileceğini kaydeden Güler, iki ay içerisinde biyoyakıtların temel stratejisinin belirlenmiş olacağını söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in, toplantı sonunda basına yaptığı açıklama ile kamuoyuna duyurduğu hususlar:

  1. Biyoyakıtların, Enerji Tarımı noktasında yağlı tohumların (Kanola, Aspir vb) ekiminin sağlanmasının, teşvik edilmesinin ülkeye sağlayacağı fayda ve maliyet analizinin(vergi dâhil) yapılması,
  2. Biyoetanol standardında yer alan buhar basıncına ilişkin olarak uygulamada mevsime dayalı muafiyet veya yeni bir düzenleme sağlanması,
  3. Biyodizel standardında yer alan donma sıcaklığı ve iyot sayısına ilişkin parametrelerin milli değer olarak kabul edilmesi ve bu konuda milli parametrelerin yeniden belirlenmesi, uygulanması,
  4. Akredite laboratuarlardan alınan ürün analizine ilişkin akreditasyon belgelerinin değerlendirilmesi,
  5. Halihazırda uygulan % 2lik ÖTV muafiyetinin AB, Brezilya ve ABD uygulamaları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi,
  6. Yerli tarım ürünlerinden elde edilen biyodizelin tamamıyla ÖTV’den muaf tutulmasının ülke ekonomisine sağlayacağı ekonomik fayda, ya da vergi kaybı noktasında detay bir çalışma yapılması.

Bu açıklamaların ardından Albiyobir Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği çalışma grubunu oluşturdu. Tamer AFACAN (Albiyobir Genel Başkanı), Fikret ERGİNER (Albiyobir Genel Başkan Yardımcısı), Prof. Dr. Hüseyin ÖĞÜT (Albiyobir Onur Kurulu Üyesi-Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi), Fevzi KILIÇ (Çukobirlik Genel Müdürü), Osman ÖZ (Antbirlik Genel Müdürü)‘den oluşan Biyodizel Çalışma Grubu çalışmalarına başladı. Toplantı ile ilgili dergimize değerlendirme yapan Albiyobir Genel Başkanı Tamer AFACAN “Çok güzel bir gelişme oldu. Sayın Bakanın bizleri toplayıp problemlerimizi masaya yatırması,çalışma grupları oluşturması ve 2007 Şubat ayı sonuna kadar problemlerin çözüleceğini ve sektörün önünün açılacağını ifade etmesi ve hepsinin ötesinde biyoyakıtları Türkiye için çok önemli bir dönüşüm projesi olarak belirtmesi bizleri sevindirdi ve umutlandırdı.” dedi.

Yapılan bunca yatırımın heba olması yerine, tarımsal dönüşümde lokomotif olacak biyodizel ve biyoetonol üreticilerinin önünün açılmasının ülkemizde Enerji Tarımı hamlesinin başlatılması ve Enerjinin çeşitlendirilmesi kadar Türk Tarımının yapısal problemlerinin çözülmesi açısından önemli olduğunu ifade eden AFACAN, Enerji Bakanımızın Dönüşüm Projesi heyecanını paylaştıklarını, ellerinden gelen fedakarlığı yapacaklarını belirtti. Tamer AFACAN toplantıyla ilgili olarak” Sahipsizlik en büyük problemimizdi. Bu toplantıyla biyoyakıtlar sahibini buldu. Biyoyakıtlar ve altında oluşturulacak çalışma gruplarının devamlılığı ve çalışmaları sektörün geleceği açısından gereklidir. Ve bu toplantı sonuçları itibarıyla ülkemizin Biyoyakıt Stratejisinde dönüm noktasını teşkil etmelidir. Gelişmiş ülkelerle ve AB uygulamalarıyla bütünleşiyoruz. Biyoyakıtlar dönüm noktasında…” dedi.

 
   
Site Haritası Site Kullanım Koşulları by EmoDesign